İki sistemin arasına bağlantı kurmak, ikisinin aynı kaydı aynı anlamda tutmasını tek başına vermiyor. Bu derste entegrasyon haritasını dolduruyorsunuz: hangi alan hangi yöne taşınıyor, biçim nasıl dönüşüyor, aynı kayıt nasıl ikiye bölünmüyor ve bağlantı koptuğunda iş kimde bekliyor.
Beşinci derste ilk akışı kurdunuz ve kurulum fişinde entegrasyonlar tek satırdı. Bu ders o satırı açıyor. İki sistemin birbirini anlaması, aralarına bir bağlantı kurmaktan ibaret değil; hangi alanın hangi yöne taşındığı, biçimin nasıl dönüştüğü ve bağlantı koptuğunda işin kimde beklediği yazılı olduğunda anlaşma sağlanmış oluyor.
Ders belirli bir aracın bağlayıcı ekranını anlatmıyor. Anlatılan şey entegrasyon haritası: bağlantıyı kurmadan önce doldurulan, kurduktan sonra da elde kalan kayıt. Harita elde olduğunda bağlantı hangi araçla kurulursa kurulsun aynı soruların yanıtı hazır geliyor.
Önkoşul: üçüncü dersteki alan sözlüğü ve beşinci derste kurulan akış. Alan sözlüğü yoksa eşleşme tablosu yazılamıyor, çünkü eşleştirilecek alanların tanımı henüz ortada yok.
Entegrasyon, iki sistemin aynı kaydı aynı anlamda tutmasıdır. Bağlantının kurulmuş olması tek başına bunu vermiyor; iki taraf da aynı alanı aynı anlamda okuduğunda kayıt gerçekten ortaklaşmış oluyor.
Bu ayrım pratikte şu soruyla ölçülüyor: bir kaydı iki sistemde yan yana açtığınızda ikisi de aynı şeyi mi söylüyor? Yanıt hayırsa bağlantı çalışıyor ama entegrasyon kurulmamış demektir. Bu durum hata da vermiyor, çünkü her iki sistem de kendi içinde tutarlı görünüyor.
Alanların karşılıklı tanımlanması, yönün seçilmesi, biçimin dönüştürülmesi ve aynı kaydın iki yerde ikiye bölünmemesi. Hepsi yazıya dökülebilen kararlar.
İki sistemin arasına bir bağlantı koyup verinin akmasını izlemek. Akan verinin doğru yorumlandığı ayrı bir sorudur ve kendiliğinden yanıtlanmıyor.
Bir alanı eşleştirirken "bunu karşı tarafta ne sayıyorlar" diye durup düşünüyorsanız, orası haritada eksik bir satırdır. Eksik satır ilk aykırı kayıtta ortaya çıkıyor.
Harita tek sayfada duruyor ve her satır bir alan çiftini anlatıyor. Altı sütun, bağlantı kurulurken sorulan altı soruya karşılık gelir; sütunlardan biri boş kaldığında o alanın davranışı araca bırakılmış olur.
Haritayı bağlantıyı kurmadan önce doldurmak, kurduktan sonra doldurmaktan farklı bir iş. Önce doldurulduğunda eksikler kâğıt üzerinde çıkıyor; sonra doldurulduğunda ise aracın ürettiği davranış kayda geçiriliyor ve yanlış davranış da haritaya doğru gibi giriyor.
Son iki sütun genelde en sonda doldurulan ama en erken sorulması gereken sütunlar. Boş değer ve çakışma, entegrasyonların sessiz hata ürettiği iki yer.
Her alan çiftinde bir taraf kaydın doğduğu yer, diğer taraf onun aynası. Kaynak seçimi bir tercih değil bir tespit: alan hangi sistemde ilk kez oluşuyorsa kaynak orasıdır. Aynanın işi kaydı taşımak, kaydı değiştirmek değil.
Karşılıklı yön kurulabiliyor ama bedeli var: iki taraf da yazabildiğinde çakışma ihtimali doğuyor ve çakışma kuralı yazılı değilse son yazan kazanıyor. Son yazanın kim olduğu ise çoğu zaman zamanlamaya bağlı olduğu için sonuç öngörülemez hale geliyor.
Alanın ilk doğduğu yer. Düzeltme de burada yapılıyor; aynada yapılan düzeltme bir sonraki aktarımda geri alınabiliyor.
Kaydı görüntülemek ve kendi işini yürütmek için tutan taraf. Ayna alanlar okunur kabul edildiğinde ekipte tartışma azalıyor.
İki tarafın da yazabildiği alan. Yalnız çakışma kuralı yazılıysa kuruluyor; kural yoksa alan tek yöne çevriliyor.
İki sistem aynı bilgiyi farklı adlarla tutuyor. Eşleşme tablosu bu adları yan yana getiriyor ama asıl iş adları değil tanımları eşleştirmek. Aynı ada sahip iki alanın farklı şeyleri anlatması, farklı adlı iki alanın aynı şeyi anlatmasından daha sık karşılaşılan bir durum.
Üçüncü dersteki alan sözlüğü burada işe yarıyor: sözlükte alanın ne anlama geldiği yazılı olduğu için eşleşme tartışması tanım üzerinden yürüyor. Sözlük yoksa eşleşme, iki ekranın yan yana konup benzer görünen kutuların birbirine bağlanmasına dönüşüyor.
Eşleşme tablosu tamamlandığında sistemler arasında konuşulmayan alan kalmaz. Konuşulmayan alan, aktarımda sessizce boş geçen alandır.
İki sistem aynı değeri farklı yazıyor olabilir. Tarih sırası, telefon önekleri, tutarın ayırıcısı ve adın büyük harf düzeni, aktarımın sessizce bozulduğu klasik yerler. Bu bozulma hata vermiyor, çünkü hedef sistem gelen değeri kendi kurallarına göre yorumlayabiliyor.
Dönüşümü kim yapacak sorusu haritada yanıtlanıyor: kaynak tarafta mı, aktarım sırasında mı, yoksa hedef tarafta mı. Üç yer de kullanılabiliyor ama seçim yazılı olmadığında dönüşüm iki yerde birden yapılıyor ve değer iki kez dönüşerek bozuluyor.
Sıra ve saat dilimi ayrı iki sorudur. Aynı gün iki farklı güne düşebiliyor; ay ile gün yer değiştirdiğinde kayıt yine geçerli göründüğü için fark edilmiyor.
Ülke öneki, boşluk ve ayırıcılar. Tekilleştirme anahtarı telefonsa, biçim farkı aynı kişiyi iki kayda bölüyor.
Ondalık ayırıcı, binlik ayırıcı ve para birimi. Birimi taşımayan tutar, hedefte yorumlanırken varsayılana düşüyor.
Dönüşüm kuralları haritada tek satırda yazılabiliyorsa yeterince nettir. Bir satıra sığmayan kural, genelde iki ayrı kuralın birbirine karışmış halidir.
Aktarımın en sık ürettiği sonuç, aynı kaydın hedefte ikiye bölünmesi. Sebep genelde şu: sistem gelen kaydın daha önce yazılıp yazılmadığını anlamak için bir anahtara bakıyor ve anahtar ya seçilmemiş ya da her iki tarafta aynı biçimde tutulmuyor.
Anahtar seçimi üçüncü dersin konusuydu; burada anahtarın iki tarafta da aynı biçimde durduğunu doğrulamak gerekiyor. Anahtar kaynakta boşluklu, hedefte boşluksuz tutuluyorsa iki kayıt farklı görünür ve hedefte kopya oluşur.
Kopya kayıt sessiz bir arıza. Raporlar toplamı büyütüyor, müşteriye iki kez ulaşılıyor ve iki kaydın hangisinin güncel olduğu bir süre sonra ayırt edilemiyor.
Kaydın ne zaman taşınacağı, ne taşınacağı kadar önemli. Anlık aktarım en görünür seçenek ama her iş anlık taşımayı gerektirmiyor; gecikmenin kabul edilebildiği yerde toplu aktarım daha az kırılgan çalışıyor.
Tempo seçimi bir hız tercihi değil, bir bekleme tercihi: taşıma gecikirse kim bekliyor ve bekleyen kişi bu gecikmeyi fark ediyor mu? Fark edilmeyen gecikme, arıza olarak değil "veri yanlış" olarak geri dönüyor.
Kayıt oluştuğu anda taşınıyor. Karşı taraf yanıt vermediğinde ne olacağı yazılı olmadığında kayıt havada kalabiliyor.
Kayıtlar bir sıraya yazılıyor ve sırayla taşınıyor. Kopma anında sıra bekliyor, bağlantı dönünce kaldığı yerden sürüyor.
Belirli aralıklarla toptan taşınıyor. Gecikme kabul edildiğinde en sade seçenek; aktarım penceresi ekibe duyuruluyor.
Bağlantı kurulurken en sık atlanan soru şu: bugüne kadar birikmiş kayıtlar ne olacak? Burada iki ayrı iş var ve karıştırıldığında ikisi de yarım kalıyor. İlk aktarım bir kerelik bir taşımadır; sürekli senkron ise bundan sonrasını yürütür. Biri bittiğinde diğeri başlar, ikisinin kuralları da aynı olmak zorunda değildir.
Geçmiş veriyi taşımak her durumda gerekmiyor. "Bugünden itibaren" başlamak da geçerli bir seçimdir ve pilot işlerin çoğunda yeterli oluyor; eski kayıtlar kendi sisteminde durmaya devam eder. Taşıma kararı verildiğinde ise kapsam yazılır: hangi tarihten itibaren ve hangi durumdaki kayıtlar, kapanmış işler dahil mi.
İlk aktarım, tekilleştirme anahtarını en çok zorlayan andır. Tek tek gelen kayıtlarda gözden kaçan bir biçim farkı, toplu taşımada kopyayı da toplu üretir ve elle temizlenemeyecek boyuta çıkabiliyor.
Bu yüzden ilk aktarım deneme verisiyle değil gerçek veriyle yapılır ve geri alınabilir olması gerekir: önce dar bir tarih aralığı taşınır, sonuç iki sistemde karşılaştırılır, kopya çıkmıyorsa kalanı gelir. Aktarılan kayıtların işaretlenmesi, yanlış giden bir aktarımın hedeften ayıklanmasını mümkün kılar.
Her bağlantı zaman zaman kopuyor. Ders bu ihtimali ortadan kaldırmayı değil, koptuğunda işin nerede duracağını yazmayı öneriyor. Yazılmadığında kopma bir arıza olarak değil, birkaç gün sonra fark edilen bir eksik olarak ortaya çıkıyor.
Haritanın kopma satırı üç şeyi tutuyor: bekleyen kişi, elle yedek ve geri alma. Bu üçü yazılıysa kopma bir aksama olarak yönetilebiliyor; yazılı değilse kopma sessizce veri kaybına dönüşebiliyor.
Yarım taşınan kayıt, hiç taşınmamış kayda göre daha zor fark ediliyor: hedefte bir kayıt göründüğü için eksik olduğu ancak kullanıldığında anlaşılıyor.
Bağlantı bir hesapla kuruluyor ve o hesabın gördüğü her şey karşı tarafa açılabiliyor. Kurulum sırasında en geniş yetkili hesabı kullanmak işi hızlandırıyor, sonrasında ise kimsenin daraltmadığı bir kapı bırakıyor.
Hesabın kişiye değil işe ait olması ayrı bir konu. Kişisel hesapla kurulan bağlantı, o kişi ayrıldığında sessizce duruyor ve durma sebebi bağlantının kendisinde aranıyor.
Üçüncü derste yazılan erişim kuralı burada ikinci kez sınanıyor: sözlükte kimin göreceği yazılı olan bir alan, entegrasyon üzerinden başka bir sisteme açılıyor olabilir.
Bağlantı kurulduktan sonra sınama, tek bir kaydı taşıyıp sonuca bakmakla bitmiyor. Üç geçiş birlikte yapıldığında haritadaki satırların çoğu doğrulanmış oluyor.
Sınama deneme verisiyle yapılıyor ve deneme kayıtları adından tanınıyor. Canlı kayıtla yapılan sınama, hedef sistemde temizlenmesi gereken bir iz bırakıyor.
Zorunlu olmayan alanları boş bırakılmış kayıt. Boş değerin hedefte ne olduğunu gösteriyor: boş mu kalıyor, varsayılan mı yazılıyor, kayıt reddediliyor mu.
Günlük işin tipik kaydı. Alan eşleşmesini ve biçim dönüşümünü yan yana açıp karşılaştırmak için kullanılıyor.
Uzun ad, farklı biçimli telefon, aynı anahtarla ikinci kayıt. Tekilleştirme ve çakışma kurallarını sınayan geçiş.
Üç geçişin sonucu haritanın yanına yazılır. Sınanmamış satır, kurulmuş sayılmaz.
Önceki derslerde ofis pilot işi seçti, sürecini yazdı, alan sözlüğünü çıkardı, aracını seçti ve ilk akışı kurdu. Şimdi ilan sistemi ile müşteri takip tablosu birbirini görmüyor ve aynı talep iki yere elle giriliyor.
Ofis haritayı doldurmakla başlıyor ve ilk satırda tartışma çıkıyor: telefon numarası hangi sistemde doğuyor? İlan sistemine gelen talepte telefon var, takip tablosunda da var; ikisi farklı biçimde duruyor.
Kaynak, ilan sisteminin talep kaydı olarak işaretleniyor; takip tablosu ayna kabul ediliyor. Telefon alanı için biçim dönüşümü aktarım sırasında yapılıyor ve tek biçime çevriliyor. Tekilleştirme anahtarı telefon olarak seçiliyor, çünkü aynı kişi farklı ilanlardan yazabiliyor.
Boş değer satırı şöyle yazılıyor: telefon boşsa kayıt takip tablosuna yazılmıyor, bekleyen listesine düşüyor ve ofis sorumlusu bu listeyi gün sonunda geçiyor. Çakışma satırında ise kaynak taraf üstün tutuluyor; takip tablosunda elle yapılan düzeltmeler not alanına yazılıyor, telefon alanına değil.
Tempo toplu aktarım olarak seçiliyor, çünkü talep geldiği anda değil gün içinde birkaç kez taşınması iş için yeterli. Kopma satırında bekleyen kişi ofis sorumlusu olarak yazılıyor ve elle yedek olarak eski giriş yöntemi açık tutuluyor.
Takip tablosunda zaten kayıt vardı, dolayısıyla ilk aktarım kararı da veriliyor. Ofis geçmişin tamamını taşımak yerine yakın tarihli ve açık talepleri alıyor; kapanmış işler dışarıda kalıyor, çünkü onların karşılığı takip tablosunda zaten kapalı. Aktarım önce dar bir tarih aralığıyla deneniyor ve iki sistemde satır sayısı karşılaştırılıyor. İlk denemede kopya çıkıyor: telefon biçimi henüz eşitlenmemiş. Biçim çevrimi düzeltilip aktarım tekrarlanıyor, aktarılan kayıtlar bir etiketle işaretleniyor ve etiket sayesinde yanlış giden bir aktarım hedeften toplu olarak ayıklanabiliyor.
Üç geçiş sınamasında aykırı geçiş bir eksik yakalıyor: aynı telefonla ikinci talep geldiğinde takip tablosunda yeni kayıt açılıyor. Anahtar kuralı düzeltiliyor, ikinci talep aynı kişinin altına not olarak giriyor.
Bu hafta tek bir bağlantıyı haritaya dökün. Yeni bir bağlantı kurmanız gerekmiyor; hâlihazırda çalışan bir aktarımın haritasını çıkarmak da aynı işi görüyor ve genelde birkaç eksik satır ortaya çıkarıyor.
Entegrasyon haritasını indir (xlsx) · alan eşleşmesini, yönü, biçim dönüşümünü, ilk aktarımı ve kopma davranışını doldurtan tek sayfalık harita; üç geçiş sınaması da içinde.
Aşağıdaki hatalar bağlantının kendisinden değil, haritanın eksik kalmasından çıkıyor. Ortak yanları şu: hepsi hata mesajı üretmeden çalışıyor.
İki taraf da yazabildiğinde son yazan kazanıyor. Elle yapılan düzeltmeler bir sonraki aktarımda geri alınabiliyor ve sebebi araçta aranıyor.
Aynı telefon iki farklı biçimde duruyorsa hedefte iki kayıt oluşuyor. Kopya kayıt, raporu da müşteriye ulaşmayı da bozuyor.
Boş alan hedefte varsayılana düşebiliyor. Varsayılan değer, doldurulmuş bir değer gibi göründüğü için sonradan ayırt edilemiyor.
Aktarım durduğunda bekleyen kimse tanımlı değilse eksik, günler sonra bir müşteri sorusuyla ortaya çıkabiliyor.
Deneme kaydı canlıdan seçildiğinde hedefte temizlenmesi gereken iz kalıyor ve temizlik çoğu zaman yarım yapılıyor.
Kurulumdan sonra yazılan harita, aracın ürettiği davranışı kayda geçiriyor. Yanlış davranış da bu yolla doğru gibi belgeleniyor.
Bağlantıyı canlıya almadan önce bu listenin her maddesi yanıtlanabiliyorsa harita tamamlanmış sayılıyor.
Entegrasyon konuşmalarında geçen terimler. Bağlantıyı kuran kişiyle aynı dili konuşmak, haritayı doldurmayı kısaltıyor.
Bu derste iki sistemi konuşturdunuz: alanları eşleştirdiniz, yönü seçtiniz, biçimi dönüştürdünüz, geçmiş verinin taşınıp taşınmayacağına karar verdiniz ve kopma davranışını yazdınız. Sıradaki dersler kurulan düzenin sürdürülmesini ele alıyor: istisnaları yönetmek, ekibi sürece almak ve sonucu ölçmek.
Yayında olan derslerden devam etmek isterseniz, aktarım beklendiği gibi çalışmadığında nereye bakılacağını anlatan modül sırada.
Sessiz hata, arıza fişi, ikiye bölme yöntemi ve kalıcı düzeltme.
Kurulum fişi ve beş parça. Bu dersin açtığı entegrasyon satırı orada duruyor.
Eğitim bölümünün tamamı ve yeni eklenen modüller.
İki sistemi bağlamadan önce haritayı birlikte doldurmak isterseniz yazın.
WhatsApp'tan Teklif Al